Aralık ayı bülteni

Aralık ayı, erdemlerimizi hatırlayıp kutlamanın ayı olsun. Kendimizdeki bu güçlü nitelikleri, davranışlarımıza ve hayatımıza daha çok katmaya ve deneyimlemeye niyet edelim:

Hayat güzelleşsin!

Ayın Makalesi

Siz değer vermeyi bilir misiniz?

Uzun bir süredir ekonomik değer, maddi nesneler ve bizi fiziksel açıdan uyaracak deneyimleri, esas ‘değer’ ölçülerimiz olarak aldık. ‘Daha çok’un daha iyi anlamına geldiği bize o kadar sık söylendi ki, ‘değeri’ miktar/sayı ile ölçmeye başladık. Bunun sonucu olarak da, miktarın kaliteyle karıştırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.

Şirketiniz ne kadar büyük bir miktarda belli bir ‘veriye’ sahipse, borsadaki ‘mali’ değeri de o kadar büyük olur. Topluma sunduğu hizmetinin değeri ise neredeyse hiç dikkate alınmaz. Zenginlerin varlıklarını karşılaştıran listeler yayınlanır, oysa o kişiler o kadar zengindir ki, karşılaştırmalar tamamen anlamsız kalır. Yüz milyar belki de daha büyük ‘maddi değerde’ olabilir, ancak bu miktarda olan kişisel varlık gerçekten daha tatmin edici ve sonuç olarak da elli milyardan daha büyük ‘kişisel’ değere sahip midir?

Sanat dünyasında bile değer genellikle sayısal bir kıstas ile ölçülür. Picasso, yirminci yüzyılın en büyük sanatçısı olarak kabul edilir: tabloları en yüksek fiyattan satıldığı için daha değerli olduklarına inanılır. Uzmanlar, pahalı bir tablonun ucuz bir tablodan daha değerli olduğunu düşünseler de, tablonun değeri yine de bakan kişiye bağlıdır. Çünkü ‘gerçek değer’, kişisel olarak atfettiğimiz estetik bir ölçüttür (kalitedir), topluca onaylanmış maddi bir değerlendirme (miktar) değildir.

Tüm Etkinliklerimiz ÜCRETSİZDİR