Öz Değer
12 Haziran 2017 Pazartesi
Ruhsal Teoriden Pratik İpuçları
12 Haziran 2017 Pazartesi

Özgüven Üzerine.

Özgüven,  kim olduğuna, dünyaya ne sunabileceğine dair içsel bir emin olma halidir.

Özgüven, değerli olduğuna dair bir histir.

Özgüvene sahip birisi diğerlerinin söylemesine gerek kalmadan,  değerli olduğunu bilir.

Kişinin kendine değer verip özgüvene sahip olabilmesi için kendini doğru değerlendirebilmesi, olumlu ve güçlenmesi gereken yönlerini tanıyabilmesi ve yetenekleri için hak ettiği değeri kendine vermesi gerekir. Her zaman ihtiyaç duyulan bu güce erişmek ve kullanmak böylece mümkün olabilir. İçsel dinginlikten gelen bu güç bireyi besler.

Gelişmesi gereken yönler bile zihni bulandırmaz, çünkü onlar artık boşaltılmış, tahliye edilen evler gibidir. Düşünceler oralarda çok uzun zaman gezinmez. Zaman zaman bu yönler ile karşılaşıldığında, özgüven, durumu kabul edip ilerleyebilme gücünü kişiye sunar. Güven olmadığında, başa gelen kötü şeyler bir kutlama gibi tekrar tekrar hatırlanır.

Özgüven, daha yavaş hareket etmeye, daha sakin konuşabilmeye… telaşlı bir ilerleme tasası içine girmek yerine iletişimde bulunulan kişiyi, ona bakarak dinleyebilmeye olanak verir. Bilginin eksik olduğu bir konudaki o cehalet anında, mutlu bir şekilde ayakta durabilmeyi ve dinleyenlerin, kişinin hazır olacağı anı beklemelerini sağlar. Bir söz söylenmeden önceki sessizlik anını güç ile doldurmayı, yumuşaklık ve sessizlik değerlerini kullanarak tüm bedeni sakinleştirme yeteneğini bize kazandırır. Özgüven, benliğimizin çok derinlerinde işler…

Özgüven ince ince, özenli bir şekilde çalışır, bununla birlikte eleştiriyi düşündürten o yanlış iletişim ağlarının da, kuvvetle kesilmesini sağlar. En güçlü halinde, kişinin kendisine dair olumsuz bir düşüncesinin daha henüz oluşmadan bile çözülüp dağılmasını sağlayan bir güçtür özgüven.

Özgüveni arttırma yollarından biri özsaygıyı geliştirmektir. Özsaygı olmadan, özgüven yaşayamaz. Özsaygı, kişinin kendini nasıl değerlendireceğini bilmesidir.  Ne olduğundan daha az, ne de daha fazla; sadece kendisini olduğu gibi bilmek ve rolünü en iyi şekilde oynamaya çalışmaktır. Rolümüzü bir kere kabul edip mutlu bir şekilde oynamaya başladığımızda, içsel olarak gelişen özsaygı ağacının meyvesidir özgüven.

Toplum olarak meyilli olduğumuz kıyaslama ve karşılaştırma alışkanlığı,  kişinin kendisine düşmanlık yapması gibidir. “Onlar benden daha iyi yapabilirler, ben o kadar iyi değilim…” gibi düşünceler kişiyi şüpheye sürükleyerek özgüveninin oluşmasını engeller. Bu durumda yavaş yavaş şüphe tohumları yeşermeye başlar. Şüphe, tüm birikimi bir anda mahvedebilecek bir çuval un içerisindeki bir çimdik zehre benzer. Herhangi bir durumda eğer kişi “yapabileceğimin en iyisini yaptım” diyebiliyorsa, o zaman kendisine güven duymalı ve ne olursa olsun, iyi hissetmeli; şüphe ve kıyaslamaya dair olumsuz düşünceleri beslememedir.

Diğer taraftan aşırı güven egoya neden olabilir. Neyin özgüven olmadığını anlayabilmek önemlidir; böylelikle bu sınırın ötesine geçmemeye özen gösterilebilir. Örneğin, bazen diğerlerinden daha iyi olduğumuzu gösterecek şekilde rol yaparız, bu aslında kendine güven değil egodur. Ya da kendime karşı dürüst olduğumu düşünmediğimde, içimde doğru olmayan herhangi bir şeyin varlığını hissettiğimde, özgüvene sahip olamam. Suçlu olma hissi, kendime güvenmemi engeller. Güven, diğerlerinin üstüne basarak ilerlemek, kendinin reklamını yapmak da değildir. Başkalarını aşağıda bırakarak, kendini yükseltecek şekilde öne çıkartmak egonun göstergesidir; özgüven olarak tanımlanamaz. Özgüven aynı zamanda bencillikle de bağdaştırılamaz. Özgüveni olduğunda, kişi kendisine karşı doğrudur; gösterişli ya da bencil değildir.

Bir şeyi yaparken özgüven ile hareket ediliyorsa vazgeçmeden, tutarlılıkla ilerlenir ve denemeye devam edilir; çünkü iç kaynaktan sağlanan enerji ile beslenilir, dışarıdaki herhangi bir şeye bağımlı olunmaz.

Bu işaretlerle kişi kendi sınırlarını kontrol edebilir, kendine dikkat ederek özgüveninin ego formuna dönüşmesini engelleyebilir. Özsaygıya dayanan özgüvene ihtiyaç vardır; özsaygı doğru kaynaktır.  Özsaygı, özgüven gibi egonun gölgesinde kaldıkça, özgüveninin temeli de bozulmaya başlar. Doğru temellere dayanan bir ruh hali sarsılmaz ancak özsaygı egoya dönüşürse karmaşa ortaya çıkar.

O zaman ego nedir?

Ego,  korkudur. Egonun olduğu her yerde korku da mevcuttur.  Ego, kişinin kendisine karşı oluşturduğu yanlış algıdır. Böyle bir algıya sahip olunduğunda, ona bağımlık da gelişir. Bağımlılığın olduğu yerde direnç vardır. Bağımlı olunan şey kaybedilmek istenmediğinden, korku ortaya çıkar. Yani ego, korkuya neden olur.

Güvenin olduğu yerde ise korkusuzluk hüküm sürer, “kim” isen “o” olursun. Bir şey ispat etmeye, gösterişli olmaya gerek yoktur; bu nedenle gerçek özgüven kalıcıdır, sarsılmazdır.

Şimdi, kendime dair şüphe ve tasaları bırakıp, doğru temellere dayalı özgüvenimi içimde büyütme zamanıdır…

*******************************************************************

Özgüveni arttırmanın yolları

Sessizlikte kendinizi dinleyerek zaman geçirin, kendinize yakınlaşın. Bu sessizlik zamanları, içinizdeki kaynakların birikmesini sağlar. Dünyadaki büyük bir yanılgı, her zaman en çok ses çıkartanların kendilerine en güvenenler olduğudur ancak ruhsallıkta sessiz olanlar daha derin ve güvenlidirler.

Kendimizi fazla eleştirmek, yargılamak cesaretimizi kırar. Gerçek yetenek ve özelliklerinizi bilerek öz saygınızı besleyin. Bazen hayatta nelere sahip olduğumuza dair şükran duymayı unuturuz. Sabahları kalktığınızda hayatınızda olmasından şükran duyduğunuz, sizi gülümsetecek şeyleri aklınıza getirin. Memnuniyet tutumunun, kişiliğinizin bir parçası olmasına izin verin.

Diğerlerinin sizi övmelerini beklemeyin, doğru bir şekilde gerçekleştirdiğiniz, tamamlayabildiğiniz herhangi bir görev veya eylem için kendinizi onurlandırın. Bir yere zamanında ulaştınız, kendinizi onurlandırın. Bir işi şevkle yaptınız, kendinizi onurlandırın.

Hayat oyunundaki rolünüzün önemini, eşsizliğini kabul edin. Bir saatin içinde tek küçük bir vida bile eksik olsa, o saat işe yaramaz.

Bolluk bilincinin pratiğini yapın. Her zaman her şeye sahip olduğunuz düşüncesinden yola çıkın, böylece güvenli hissedersiniz. Para, pozisyon, sevgi ya da saygıda eksiklik hissederseniz, güveniniz azalır ve olabileceğiniz kadar güçlü hissetmezsiniz.

Başarıya ulaşana kadar tekrar tekrar denemekten korkmayın. Bir örümcek örneğini hatırlayın;  örümcek duvara tırmanmaya çalışır düşer, tekrar dener ve düşer. Ama en sonunda duvara tırmanır ve ağını örer. Neden bu kadar çabuk pes ediyorsunuz?

Brahma Kumaris Meditasyon ve Kişisel Gelişim Derneğince derlenmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

//]]>