Meditasyonun Işığında-devamı

Anasayfa » Meditasyonun Işığında-devamı
share on facebook  tweet  share on google  print  

Meditasyonun Işığında-devamı

Meditasyonun Işığında   /   Mike George

 ….önceki bölüm

5 Güç

 

Tüm özelliklerimiz, eğilimlerimiz, düşünce, duygu ve harekete geçme eğilimlerimiz karakterimizi oluşturur. Ancak karakter bizim olduğumuz şey değildir. O adeta aynaya baktığımızda gördüğümüz bir yüz gibi, başka bir yüzümüzdür. Karakterimizin yüzü, içsel ve soyuttur. Bu da her birimizin esasında üç tane yüzünün olduğunun göstergesidir; aynadaki yüzümüz(fiziksel yüz), o görünen yüzün ardındaki karakterimizin yüzü ve o karakterin ardındaki Öz’ümüzün yani gerçek Ben’in yüzü. Özümüz bilinçtir. Özümüz gerçekte sadece iyi ve iyiliktir. Öz’ün kalbinde(ki gerçek kalbimiz de o kalptir aslında)  iyilik çeşitli ipliklerle dokunmuştur ki bu iplikler de; sevgi, huzur, neşe ve hakikattir. Bu ipliklerden her biri içsel gücümüzün bir formudur. Sevginin gücü, hiç aralıksız olarak her insanın kalbinden yayılır. Ne yazık ki kalbimizden dünyaya yayılan bu sevgi; bağımlılıklar, yanılsama, yanlış inanç ve bozuk algılarla çarpıtılmış, kirlenmiş ve zayıflamıştır. Meditasyonun amacı, bu içsel derin süreci görmek ve anlamaktır. Meditasyonda kalbimizin merkezinde yatan içsel farkındalığımızı yeniden keşfeder ve onu kullanırız. Bu ise bize olumsuz düşünce ve duygularımızın arkasında yatan bozukluk, çarpıklık ve yanılsamaları çözmemiz için gerekli olan gücü verir. Biz, içimizdeki bu enkazı yavaş yavaş kaldırırken, ortaya saflığın gücü ve koşulsuz sevgi bir kez daha ortaya çıkar. İşte bu, öz farkındalığın en derin seviyelerini gerektiren gerçek ruhsal çalışmadır. Bu süreç tezatlarla doludur ve adına ‘sabır’ denilen sevginin ilk safhalarından birini gerektirir. Meditasyonun içsel yolculuğa giden sebatkar pratiği, özellikle meditasyonu hiç deneyimlememiş bazı kişilerce rahatına düşkünlükle suçlanabilir ancak meditasyon pratiğini yapan herhangi bir kişi, meditasyon yaparken kendisine fayda sağladıktan sonra çevresine; ailesine, arkadaşlarına, iş arkadaşlarına ve yakın çevresindeki herkese fayda sağlar. Ruhun gerçek yüzü ortaya çıktıkça, bizi keyfimize, rahatımıza düşkünlükle suçlayan kişiler, bizde meydana gelen değişikliği, olumluluğu, sevgi dolu enerjiyi er geç farkedeceklerdir. Tüm bunlar gösteriyor ki, meditasyon sakinleştirdiği kadar güçlendirir de.

 

 

6 Dönüşüm

 

Dönüşüm, kendi formumuzu değiştirdiğimiz, formumuzun ötesine geçtiğimiz eylemdir. Burada sözünü ettiğimiz fiziksel bedenimizi değiştirmek değil, bilincimizin şeklini değiştirmemizdir. Bu form/şekil, fiziksel gözlerimizle görülen bir şekil değil, bilinç düzeyimizle yaratılan bir form/şekildir. En derin seviyede, bilinçli özümüzü; kimlik ve öz imajımıza göre şekillendiririz. Bize bugüne kadar her zaman fiziksel olan şeklimizle kendimizi özdeşleştirmemiz öğretilmiştir ve birçoğumuz da kendimizi olumsuz taraflarımızla görmeyi öğrenmişizdir. Tüm kişisel mutsuzluklarımızın, kendi içimizde yaşadığımız problemlerin kökeninde işte bu anlayış yatar. Tüm bu süreci görmek ve idrak etmek ise meditasyonla ve derin düşünce yoluyla mümkün olacaktır. Ancak daha da önemlisi, öz kimliğimizi/imgemizi düzeltmek ya da dönüştürmek için kendi gerçek şeklimizi, ruhsal şeklimizi anlamamız gerekir. İşte bu kendini yaptığı işe adamış bir meditasyoncunun en derin amacıdır; özü gerçekten olduğu şekliyle deneyimlemek, gerçekte olduğum ‘ben’ in farkına varmak. Milliyet, meslek, toplumsal cinsiyet ve inanç sistemleri gibi her türlü öğrenilmiş kimliklerin altında, kendimizi eleştirdiğimiz tüm olumsuz iç seslerin, kurban bilincinin altında, kimi zaman kendisine ‘ruh’ da denilen ‘esas öz’ vardır. Bize ait bir yerlerde ruh da vardır demektense, ‘Ben ruhum’ demek çok daha doğru olacaktır. Ruh bilinçtir, tindir ya da asıl Öz’dür. Meditasyon deneyiminde, meditasyoncu tüm o yanlış kimlikleri görür ve o kimliklerden kurtulur, özün parlayan, ışık saçan bir ışık, huzurlu ve sevgi dolu yapısını idrak eder. Kendisine dair yapılan tüm sınırlamaların ötesine geçer ve aslı halini yeniden keşfeder. Ruhun formu öyledir ki, o; ne kesilebilir, ne yanabilir, ne boğulabilir ne de yok edilebilir, çünkü ruh, fiziksel değildir. Bu deneyimle beden bilincinin, ruh bilincine dönüşümü son bulur.

 

7 İlahi Kaynak

Meditasyoncu, saf ve ruhsal niyetlerle meditasyon pratiği yaptığında, kendi aydınlanma seviyesini arttırır ve hepimizin ortak olarak sahip olduğu İlahi Kaynak’ın ışık ve sevgisini direkt olarak alabileceği bir durum yaratır. Adına kimi zaman yoga da denilen bu birleşme, Ruh’un Yüce Ruh’la buluşmasıdır ve bu buluşma hem bir hazırlık hem de bir davet niteliğindedir. Birçok insan meditasyonda ustalaşmak için bir koca ömrün bile yetmeyeceğini düşünür. Halbuki meditasyon, Tanrı’nın enerjisinin birebir hissedildiği inanılmaz derecede kişisel ve ruhsal yakınlığın olduğu bir ilişkidir. Bu görünmeyen ve çok kırılgan olan iletişim sırasında, incecik bir bağ vardır, bu bağ eski olumsuz düşünceler silsilesiyle ve dünyevi bağımlılıklarla (kimi zaman zihnimizin bile farkında olmadığı) kolayca kopar. Bu bağlantı yoluyla saf, sessiz titreşimleri alabiliriz. Bu yüzden günlük meditasyon yapmak; bilincimizin saflığını yenilemek için büyük bir önem taşır böylece her gün İlahi olanla sahip olduğumuz kişisel ilişkimizi yenileriz.

Yukarıda sözünü ettiğimiz sebepler, meditasyon yapmanın; hayatımızı olumlu anlamda değiştirip, dönüştüreceği temel sebeplerdendir. İster iç huzurunu deneyimlediğimiz zamanları arayalım, ister daha derin ve uzun süren bir hoşnutluğun özlemini çekelim, ister sevginin gerçek anlamını merak ediyor olalım, ister daha aydınlanmış bir yaşamın var olabileceğini hissediyor olalım, meditasyon bu isteklerin hepsine yanıt verecektir.

 

Meditasyonu Deneyimlemek

Kendinize her sabah ya da akşam 10-15 dakikalık bir zaman dilimi ayırın.

Sessiz bir mekân bulup rahatlayın.  Kısık ışık ve yumuşak bir müzik, size uygun ortamı yaratmanızda yardımcı olacaktır.

Rahat bir şekilde, yere ya da bir sandalyeye oturun.

Gözlerinizi açık tutun ve önünüzde seçtiğiniz herhangi bir noktaya odaklanın.

Yavaşça tüm görüntü ve seslerden dikkatinizi uzaklaştırın.

Kendi düşüncelerinizin gözlemcisi haline gelin.

Düşünmeyi bırakmaya çalışmayın, sadece gözlemci haline gelin. Aklınıza gelen düşüncelere kapılıp onlarla sürüklenmeyin, o düşünceleri yargılamayın, sadece onları izleyin.

Zamanla tüm bu düşüncelerin yavaşladığına şahit olacak ve kendinizi daha huzurlu hissetmeye başlayacaksınız.

Kendiniz için bir düşünce yaratın, bu düşünce kendinizle ilgili olsun, örneğin: Ben huzurlu bir varlığım.

Bu düşünceye tutunun ve düşüncenin zihninizin ekranında sakince iz bırakmasına izin verin.

Kendinizi; zihninizde huzur dolu, sessiz ve dingin olarak canlandırın.

Bu düşüncenin farkındalığıyla oturabildiğiniz kadar oturun.

Bu sırada zihninize girip dikkatinizi dağıtmaya çalışacak düşünce ya da anılar olabilir, onlarla kavga etmeyin, mücadeleye de girmeyin.

Sadece bu düşüncelerin geçip gitmesine izin verin. Ve yaratmış olduğunuz ‘Ben huzurlu bir varlığım’ düşüncesine geri dönün.

Bu düşünce üzerinden yarattığınız başka olumlu duygu ve düşünceleri de tanıyın, onları takdir edin ve onlara teşekkür edin.

Birkaç dakikalığına bu duyguların içinde sabit kalın.

Meditasyonunuzu gözlerinizi bir dakika kapatıp, içinizde tam bir sessizlik yaratarak sonlandırın.

Sessizliği dinleyin.

Gözlerinizi yavaşça açarak meditasyonunuzu sonlandırın.

İç huzurunuzun gücüyle gördüğünüz tüm görüntülere artık dokunabilirsiniz.

 

Mike George

 

e-bülten üyeliği
Ad Soyad
e-posta
e-jett V7: HMenu-1/R