Meditasyonun Işığında / Mike George

Anasayfa » Meditasyonun Işığında / Mike George
share on facebook  tweet  share on google  print  

Meditasyonun Işığında / Mike George

 

Meditasyonun Işığında

Mike George

Meditasyonu günlük olarak uygularsak yaşamımızı dönüştüren hangi faydaları buluruz?

Çince’de ‘meşgul’ kelimesi iki sözcükten oluşur, bunlardan biri ‘kalp’, diğeri ise ‘katil’ anlamına gelir. Dünyadaki en iyi pompa olarak bilinen kalbin çalışma bozukluğu bundan 100 yıl önce de çok ciddi bir tıbbi sorundu. İçinde yaşadığımız 21. Yüzyılda ise ‘meşguliyet’ sözcüğü modern yaşamla birlikte kaçınılmaz olarak her birimizin hayatına girmiş durumdadır. Bu yüzden, her yıl karşılaştığımız yüz binlerce kalp rahatsızlığı ve krizi aslında çok da şaşırtıcı değil. Ancak gerçek kalbimiz bedenimizde değil, bilincimizde yer alır. Ruhsallığa sahip olan insanlar için kalp aslında ruhtur ve ruh da esasında bizim kim olduğumuzdur.

Ruhsal esenliğimiz; içsel huzurumuzun ne kadar kaliteli olduğuyla, istediğimiz her anda sukuneti yaratma becerimizle ve kalbimizden dünyaya sevgiyi yayma gücümüzle ölçülebilir. Ne yazık ki, uzun zaman önce kalplerimizden taşınıp zihnimizi mesken tuttuk. Bitmez tükenmez bir ‘meşguliyet’ girdabına girip endişe, korku, kaygı, hüsran ve farklı seviyelerde öfke içeren düşünceler yaratıyoruz. Bu duygusal ve zihinsel durumlar giderek üst üste gelip toplanıyor ve adeta bir soğanın katmanları gibi üzerimizde bir zırh oluşturup aslolan ruhsal kalbimizin üzerini kapatıyor. Bu olumsuz zihin frekansı, fiziksel kalbimizi ve günlük ilişkilerimizdeki sevgi oksijenini de tüketir. Meşgul zihinler; meşgul ve yorgun bedenler yaratır. Belki de insanların gitgide meditasyon pratiğine olan ilgisinin artması bu yorgunluk ve meşguliyetten kurtulmak içindir. Meditasyon, zihni sakinleştirmek, geçmişe dair acıları dindirmek, anın keyfini çıkarıp bütünüyle o anda olmak, düşünme biçimimizin kalitesini dönüştürmek ve kalbimizi içten dışa iyileştirmek için kullanılan en eski ve en etkili yoldur.

Bugün meditasyon, derin düşünme ya da bilincin içsel olarak disipline edilmesiyle ulaşılan ruhsal aydınlanma ve benzeri olmak üzere birçok farklı biçimde yorumlanabilir.  Budizm ve Daoizm gibi bilgelik felsefelerinde; meditasyon, ‘nihai gerçekler’ olarak da isimlendirilen farkına varmanın ve günlük yaşamla bütünleşmenin yolu olarak görülür. Hristiyanlık ve Yahudilik gibi geleneksel dinlerde ise meditasyon, ruhsal gerçekleri anlayıp kişiselleştirmek, dinsel inanç ve öğretilere destek olmak için dua etmenin ve ibadet etmenin yanında yer alır. Birçok yoga yaklaşımında ise meditasyon, zihinsel bir tutum elde etmek, zihinsel sakinliği ve konsantrasyonu yeniden canlandırmak için farklı bedensel duruşların, nefes egzersizlerinin tamamlayıcısı niteliğindedir. Raja yogada ise meditasyon en yüksek yogayı, yani ruhun kaynağıyla, İlahi olanla birleşmesinden önce yapılan bilinç hazırlığıdır.

Binlerce yıldır meditasyon, doğudaki yaşam biçimlerinin merkeziyken bizler onu yeni yeni keşfetmeye başladık, peki neden? Meditasyonun fiziksel, zihinsel ve ruhsal faydalarına olan ilgimiz; biraz yaşamımızın hızından, biraz hayatımızın yüzeyselliğinden biraz da Doğu felsefesine olan ilgimizden kaynaklanıyor.

Meditasyon farklı kişilerce, farklı şekillerde algılanabilir. Sadelikçi bir insana göre meditasyon; ruhsal ve genellikle estetik bir yaşama adanmışlığın temel özelliklerinden biridir. Meditasyon asla pozitif bilimler ve hatta vizyon görme gibi diğer zihinsel ve duygusal tekniklerle karıştırılmamalıdır. Meditasyon deneyimini geliştirmiş birisi içinse meditasyonun amacı bütüncül ve mutlak bir içsel sessizliğe ulaşmak, tüm sahte kimlikler ve koşullandırılmalardan uzaklaşarak, özün farkedildiği ve deneyimlendiği yere,  zihinsel boşluğa varmaktır. Ruhsal bir yolcu için ise meditasyon; tanımlamak için sözcüklerin kifayetsiz kalacağı kadar büyük bir mutlulukla Tanrı’yı gizil(sübtil) bir şekilde farketmektir.

Çok sesli bir dünyada, çok sesli zihinlere sahip olan bizler, zihinsel koşullandırılmalarımızın ve karanlık, acı anılarımızın da etkisiyle yukarıda sözünü ettiğimiz sessizliğe ve İlahi olanla yapacağımız buluşmaya çok da kolay ulaşamayabiliyoruz. Bu yüzden de kendimize, içsel maceramıza başlamak üzere cesaret vermek için, meditasyonun anlamını ve uygulamasını zaman zaman genişletmek, zaman zaman da seyreltmek için izin verebiliriz.

Meditasyonun en basit tanımı muhtemelen şudur: ‘öz farkındalığın geliştirilmesi/işlenmesi’. Medya ile kontrol edilen bir dünyada, bilgi büyük ölçüde insanların birbirlerinden edindikleri bir akış şeklinde yayılıyor. Birçoğumuz da yaşantımızı kendi dışımızdaki birçok şey hakkında bilgi sahibi olmaya adayarak geçiriyoruz. Bu çağda öz farkındalık fikri, insanlara garip gelmese bile kulağa, fazla gösterişçi ve gereksiz gelebilir. Ancak kendi düşünce ve hislerimiz seviyesinde, öz farkındalığımız olmaksızın,  yaptığımız şeylerin hangilerinin yanlış olduğunun farkına varamayız. Aslında, beden bilincimizle; düşünce ve hislerimizi yaratanın diğer insanlar değil, kendimiz olduğunun farkına bile varamayız. Sahip olduğumuz hislere başkaları yüzünden sürüklendiğimiz yanılsamasına düştüğümüzde, kendimizi stres dolu yaşamlara mahkûm ederiz çünkü artık dış kaynaklı uyaranlara bağımlı hale gelmişizdir ve bize ‘ödül kazandıran’ o çok ‘mühim’ rolümüzü; Kurban rolünü oynamaya başlamışız demektir.

Ancak unutmamalıyız ki artırmış olduğumuz öz farkındalık ancak işin başlangıcıdır. Öz farkındalık, meditasyonla kazandığımız birçok güzelliğin ilkidir. Bunun dışında başka yedi güzellikten de söz edebiliriz:

1 Rahatlama

“Bedeninizi rahatlatırsanız, zihniniz de rahatlar.” modern miti artık yavaş yavaş tarih oluyor. Aslında bunun ancak tam tersi mümkündür. Bedenimizin genel sağlığı ve refahı, zihinsel durumumuzu ‘etkilerken’, esas düşünce ve duygularımızın kalitesi fiziksel refahımızı etkiler. Bu da gerçek rahatlamanın bilinçte başladığı anlamına gelir. Televizyonda bir maç ya da film izlemek rahatlamak değildir, sadece bir uyarımdır. Bu tarz aktiviteler zihnimizin keskinliğini körelten ve duygusal istikrarsızlık yaratan zihinsel kaçamaklar olarak da görülebilir. Sessiz ve yavaş bir zihin, öz tarafından yaratılan olumlu düşüncelerle yaratılmış bir zihin; rahat bir zihindir. Rahat bir zihin ise rahat bir beden yaratır. İlk başlayanlar için belirtmek gerekir ki, meditasyon düşünceleri durdurmak demek değildir, daha çok düşüncelerimizin sıralamasını, örüntüsünü görebilmek, varsa bu dizilimdeki hataları düzeltmek ve bilincimizin efendisi oldukça, bu bilinçli halle birlikte kaliteli fikirler üretmek demektir.

2 Derin Düşünme

İnsan bilincinin biricik özelliklerinden biri derinlemesine düşünebilmesidir. Düşünce, his ve yaptığımız eylemler üzerine düşünmek, geçmişten ders çıkarmamızı sağlar, bugünümüzü değiştirir ve istediğimiz geleceği yaratmamızı sağlar. Ancak yaratım, sadece zihnimizle olan ilişkimizi düzelttiğimizde gerçekleşir. Meditasyonda zihin olmadığımızın farkına varırız, zihinlerimiz sadece birer araçtır. Zihnimiz adeta bir ekran gibidir ve bu ekrana dileğimiz düşünceyi, imgeyi, fikri ve kavramı yerleştirebiliriz. İşte bu noktada yaratıcılığımız şekil almaya başlar. İçimizde bir adım geri atabildiğimizde, harekete geçmeden önce yarattığımız düşüncelerin kalitesini değerlendirip gözden geçirebiliriz.  Ancak birçoğumuz kendi kendimize ayna tutma işini öğrenmek yerine, zihnimizde olan biten herşeye kendimizi kaptırarak hayatlarımızı sürdürüyoruz. Kendimizi kaptırma işine ‘zihnin kışkırtılması, uyarılması’ da diyebiliriz ve bu uyarım olumsuz duygulara sebebiyet verir. Meditasyon zihnimize yerleştirdiğimiz şeylerle kendimizi özdeşleştirerek, kendimizi onların içinde kaybetmemek için kullanabileceğimiz mükemmel bir yoldur. Ancak o zaman, içsel sakinliği ve sarsılmazlığı koruyabilir, yaratıcılığımızı geliştirebilir ve zihnimizde yarattıklarımızın kalitesini bilinçli bir biçimde kontrol edebiliriz.

3 İçgörü

Nasıl ki yaşamdaki görüntüler yanıltıcıysa, meditasyon sırasında içimizde gördüklerimiz de yanıltıcı olabilir. Çevremizdeki dünyayı gözlemlemek için nasıl ki iki gözümüz varsa, iç dünyamızın inanç, deneyim, hatıra, iz ve eğilimlerini görmemiz için de üçüncü bir gözümüz vardır. Bu göz, aklımızın gözüdür ve içgörümüz(iç kavrayışımız) için tasarlanmıştır. İçgörü,  kendimizi ve başkalarını anlamamız için, bilincimizin sahip olduğu hayati bir özelliktir. Örneğin, hayatımızı başka insan ve olayların bizim düşünce ve duygularımızı yönlendirdiği yanılsamasıyla yaşıyor olabiliriz ancak içsel gözümüzü kullanarak bu duygu ve düşüncelerin izini sürersek göreceğiz ki: yaşadığımız herşeyin kökü esasında bizim kendi inanç ve algılarımızdadır. Tek başına bu içgörü bile, her düşüncemiz, duygumuz ve yaptığımızdan sorumlu olduğumuzu ve etrafımızda dönen hayatı nasıl deneyimleyebileceğimiz ve ona nasıl tepki vereceğimizi seçme gücüne sahip olduğumuz anlamına gelir. Kurban bilincinde olan bir kişiye, içgörüye sahip bir zihin yapısı büyük bir özgürlük getirir. Meditasyon, iç gözümüzün odağını keskinleştireceğinden, başka binlerce içgörü de olasıdır ve böylece aydınlanma asla uzakta değildir.

4 Bilgelik

Meditasyon pratiğiyle birlikte, git gide doğru olanı yapmanın bilgisi ve motivasyonu ortaya çıkar. Bilgelik, hareketi(tutum, davranışımızı) ortaya çıkaran birçok hayati aşamayı görme ve bir araya getirme becerisidir. Bilgelik, doğru olanı, doğru biçimde, doğru zamanda fark etmek ve ahenkle, tecrübelerimize dayanarak uygulamaktır. Örneğin, bir insanla duygularımız üzerine konuşmamız gerekiyorsa ve o kişinin bu konuda hassasiyet göstereceğini düşünüyorsak, konuşmamızı daha uygun bir zamana erteleyebiliriz. Diğer taraftan bir başka kişiye, kötü bir alışkanlığını kırması için hareketleriyle yüzleşmesini sağlayacak sorular sormanın daha iyi olacağını hissedip derhal harekete geçebiliriz. Diğer insanların durumlarıyla ilgili içimizdeki o deneyimleri toplayıp farkındalığımızla doğru ve uygun tepkiyi vermek ve yaptığımız davranışın gelecekteki etkilerini görmek için sakin bir zihne, temiz ve duru bir akla ve verdiğimiz kararı uygulayabilecek cesarete ihtiyacımız vardır.  Meditasyon sakinleştirir, zihnimizi keskinleştirir ve harekete geçmeden önce sözünü ettiğimiz tüm değişik faktörleri göz önünde bulundurarak harekete geçme becerimizi ortaya çıkarır. Zaman geçtikçe bir de bakmışız ki, meditasyonda lotus posizyonunda kullandığımız güçleri, verdiğimiz kararları gerçek hayatta da saniyeler içinde kullanabiliyoruz.

 

….Devamı

 

e-bülten üyeliği
Ad Soyad
e-posta
e-jett V7: HMenu-1/R