Zihni Şifalandırmak

Anasayfa » Zihni Şifalandırmak
share on facebook  tweet  share on google  print  

Zihni Şifalandırmak

 

 

Zihni Şifalandırmak

“Beni daha iyi – kötü değil - hissettirecek mutluluk, huzur ve fayda sağlayan his ve düşünceler yaratmaya dikkat ederim.”

Bedenim sağlıklı olmadığında nasıl endişelenmem?

Ağrıya verdiğimiz tepki, ağrının kendisi kadar sıkıntı yaratabilir – öyleyse iyileşmemize engel yaratmayacak şekilde bize yardımcı olması için, zihnimizi nasıl kullanacağımızı öğrenmemiz gerekir.  Bir hemşire hem de bir hasta olarak uzun yıllar geçirdim ve iyileşme sürecinde sessizliğin bilimle birlikte nasıl işe yaradığını gördüm.

Bedenimde olanlardan geri adım atarak zihin gücümü kullanabilirim.  Onlara takılıp kalmak yerine, olanları gözlemleyerek olumsuz düşünce ve hislerden kendimi özgürleştirebilirim.  Beni daha iyi – kötü değil - hissettirecek mutluluk, huzur ve fayda sağlayan his ve düşünceler yaratmaya dikkat ederim.

Kalbimde olup biteni bastırmamak önemlidir, bu şifaya sekte vurabilir.  Sevgi ve dürüstlükle kalbimi dinleyeyim.  Dürüstlük, yüzleşmem gereken durumlarla başa çıkmam için bana ruhsal güç verir. Fakat üzüntü almamak için dikkatli olmam gerekir, çünkü üzüntü beni zayıflatır. Kendim ve başkaları için saf, olumlu düşünce ve iyi dileklere sahip olmaya devam edersem, bana da özen gösterirler, güç alırım, zihnim de güçlenir ve bu yolla bedeni iyileştirmeye yardımcı olurum.

 

Öfkeyi Şifalandırmak

Gençlerle öğretmenleri arasında çok fazla öfke ve kin var – bu çok verimsiz bir durum, hiçbir şeye yardımcı olmuyor. En iyi şekilde bu öfkenin üstesinden nasıl gelebilirim?

İçsel olarak huzurlu kalmayı öğrenerek bu hisleri gençlerle paylaşabilirim ki onlar da kendi öfkelerinden kurtulabilsinler. Eğer birisi bana hakaret ya da öfkeli bir yorum  “fırlatırsa”  bırakırım yere düşer veya orada bulunduğu yerde onu bırakabilirim. Başka bir kişinin öfkesini almayarak, kendimi korurum ve aynı zamanda onlara onu geri almaları için de bir şans veririm.

Öfkelenmek kontrole sahip olmamaktır, bu nedenle öfkeli birisi sevgimizi ve merhametimizi her zamankinden daha fazla hak eder. Kendi huzur ve sabrımı sürdürüp özsaygımı koruyarak, başkalarına da aynısını yapmaları için yardımcı olurum. İnsanların iyi niteliklerini görerek, kendimi ve onları güçlendiririm. Bu gerçek cömertliktir.

İçimde tatlılık yaratırsam, onu diğerleriyle de paylaşabilirim. Bunun için sessizlikte kalmaya ihtiyaç duyarım, gerçek ruhsal “ben”i gerçekten tanımaya ve sevmeye başlar ve Yüce Olan’la bağlantı kurarım. Brahma Kumaris’te, çevremizde ne olup biterse bitsin, kim olduğumuzu hatırlatmak için  ‘ben huzurlu bir ruhum’ anlamına gelen ‘Om Shanti’ sözlerini kullanırız. Huzurlu olmak güçlü olmak demektir. O aynı zamanda bizlerin doğal varoluş şeklidir.

 

 

Zihnin Sakinliğini Koruyabilmek

Bazılarınız bana zamanın baskısını hissetmemize rağmen nasıl sakin kalınır diye sordu. Sakin kalabilmek çok faydalıdır ve zihnin sakinliğini koruma pratiğini geliştirmek de mümkündür. “Zihnimin sakinliğini korumak istiyorum”, düşüncesiyle, bu netlikle içinize dönün. Kendinize geçmişle ilgili düşünmek ve gelecek hakkında endişelenmek için izin vermeyin. Zihninizde geçmişe dair hiçbir şeyi tekrar etmeyin ve gelecek için istekler yaratmayın. Bu tür düşünceler geldiğinde, onlara nokta koymayı öğrenin. Geleceğe yönelik sahte umutlar taşımayın, fakat geleceğinizi hayırlı kılmak üzere kararlılığınız olsun. Sabır çok değerlidir – kendime karşı sabırlı olmak, diğerlerine karşı sabırlı olmak ve zamana karşı da sabırlı olmak.

Dadi Janki

 

 

 

e-bülten üyeliği
Ad Soyad
e-posta
e-jett V7: HMenu-1/R