Değişim: Değişimin Bir Parçası Olun

Anasayfa » Değişim: Değişimin Bir Parçası Olun
share on facebook  tweet  share on google  print  

Değişim: Değişimin Bir Parçası Olun

__________________________________________________________________________________________

Değişim: Değişimin Bir Parçası Olun

BK Jayanti Kirpalani ile bir röportaj __________________________________________________________________________________________

        

 

Soru: Bizler somut olumlu adımlar atarak, ister geri dönüşüm olsun, ister yerel ürünler satın alma olsun, “bir şeyler yapma” konusunda giderek daha bilinçli ve sorumlu hale geliyoruz. Ruhsallık ve kişisel gelişim, olumlu değişime ne katar?

  

 

Olumlu eylem yapmak muhteşemdir ancak bir bakıma eylemler, sıralamanın sonundadır. Önce, eylemlerimizi neyin motive ettiğini kendimize sormamız gerekir. Tutumumuz ve algımız farkındalığımızı arttırır ve sonra eylemlerimizin niteliğini değiştirir.

 

Eylemlerin, nereden kaynaklandığını anlamak, kişisel gelişim konusuyla bağlantılıdır. Bu da bizi hemen ruhsallığa götürür. Ruhsallık, iç dünyamda neler olup bittiğini görme yeteneğimdir. Duygusal zekâ insan ilişkileri ile ilgilidir ve yaşamımızın rahat, anlamlı ve olumlu olması için kesinlikle gereklidir. IQ dediğimiz zekâ ise madde dünyamız ve onun lojistiği ile ilgilidir. Ancak ruhsal zekâ dediğimizde konu, kendimizle yani içimizde olanlarla ilgilidir. Ruhsallık sayesinde kendi kişiliğimizde gerçek bir gelişim sağlayabiliriz ve bu da olumlu eylem ve değişimlere yol açar.

 

 

Soru: Mahatma Gandhi “Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol.” der. Bizler nasıl, dünyada görmek istediğimiz değişim olabiliriz? 

   

 

Görmek istediğim dünya, ne tür bir dünya? ”Daha iyi bir dünya için” vizyonunuz, hayaliniz nedir?’, “O, daha iyi olan dünyada ilişkileri nasıl görüyorsunuz?”, “‘O, daha iyi olan dünyada, kendinizi nasıl görüyorsunuz?”. Yıllar önce bu soruları, Brahma Kumaris tarafından oluşturulan ‘Daha İyi Bir Dünya için Küresel İşbirliği’ adlı bir proje araştırmasında, insanlara gerçekten sorduk. İnsanlardan geri dönen tek bir kelime vardı: Değerler. Değerler, sevgi, saygı, güven, gerçek, neşe, sorumluluk ve benzeri anlamlara denk geliyordu. Bunlar nerede başlar? Bende, benim içimde. Ruhsallık bana, içimde olup biten her ne ise, oradan çıkıp, dışarıya yansıyacağını söyler. İşte dönüşümün gerçek özünün bu olduğuna ben inanıyorum. İçimde olan biteni değiştiririm ve sonra dışımdaki yansımasını görebilirim. Örneğin, hoşnutsuzluk ve rahatsızlığın olduğu yerde, aşırı derecede biriktirme ve tüketme arzusu da vardır. Tam tersine, içimizde memnuniyet olduğunda, öyle çok büyük ihtiyaç ve arzular olmaz. Görünüşte çok basit olabilir ama yine de hayatım, büyük bir mutlulukla dolabilir. ‘İçten dışa’ prensibini yani, dünyada görmeyi dilediğim gibi olmam gerektiğini kavradığımda, işte o zaman, iç dünyamı düzenlemeye başlar ve bu yöntem ile dünya değişiminin bir parçası olurum.

 

Soru: Değişim, zorluklar getirir. Değişim ile yüzleşmede, korku ve direncin üstesinden gelmek için, hangi teknikleri kullanıyorsunuz? Değişimi nasıl kucaklıyor ve olumlu yaklaşıyorsunuz?

 

Değişim varsa, bu beraberinde korku ve direnç de getirir, kendime şunu sormayı öğrendim: ‘Şu anda, olup bitenden benim çıkartmam gereken ders nedir?’ Böylece ben, yaşamın bana öğrettiği dersleri arayıp bulmaya başlarım. Örneğin, bir hastalık süreci bana, hayatımda, hiçbir zaman başka türlü yaratma imkânı bulamadığım bir başka şeye yol açtı. Ve ben o sırada bana neşe veren ama aynı zamanda başkalarına da neşe verebileceğim basit keşifler yaptım. Aksi halde, meşgul bir yaşam içinde basit şeyleri unutuyoruz. İlginç olan şey, direnmeyi sürdürdüğümde, olumsuz gücün daha da fazla beni zorlayacak olmasıdır. Ancak direncin gitmesine izin vermeyi ve kendimi basitçe akışa bırakmayı öğrendiğimde, bunda hayırlı bir şey olduğu, bundan değerli bir şey öğreneceğim inancına ve güvenine sarılarak değişimi kucaklayabiliyor ve korkuya veda edebiliyorum.

 

Soru: İçinde bulunduğumuz bu zamandaki ekonomik ortam nedeniyle, pek çoğumuz, işlerimizi kaybetmekten korkuyoruz ve bu kesinlikle güvensizlik duygusunu artırıyor. Güvensizlikle mücadelede içsel dengemizi, kararlılığımızı arttırmak için ne yapabiliriz?

 

Gerçeklik, bütünlük, içtenlik ve dürüstlük değerleri ile çalıştığımda, bu değerler bana çok fayda sağlar ve işten atılacağım korkusuyla değil, kendi içsel gücümden gelen bir güvenle işimi iyi yaptığımdan emin olurum. Bugün bir pozisyona ve servete sahip olabilirim ama yarın bu olmayabilir. Güvensizliğe karşı savaşmak için, içe dönme alıştırması yapın ve içinizdeki o dinginlik noktasına bağlanın ve içsel huzuru hissedin. İhtiyacımız olan her şeyin içimizde olduğunu idrak etmek, kararlılığımızı sürdürmemizi ve bizi çevreleyen tüm korku ve güvensizliklerin serbest bırakılmasını sağlar. Eğer ben kendime karşı dürüst olursam, geleceğin getireceklerinden korkmamam gerektiğini bilirim. Kendi değerlerimi ve onurumu fark edip tanıyarak, kararlılığımı ve dik duruşumu sürdürebilirim. Sahip olduğum fırsatlara minnettarlık duyarım ve olabilecek her tür meydan okumaya karşı yüzleşmeye hazır olurum ve doğru şekilde katkıda bulunup ifade edebilirim.

 

Soru: Organizasyonlar değişimi yönetme sürecindeyken: Bizler değişime kapalı olmak yerine, açık olabilmek için güveni nasıl inşa edebiliriz?

 

Eğer birbirimize güvenmiyorsak bu, ya birbirimizin gerekçelerini anlamadığımız içindir ya da gizli bir gündem olduğundan kuşkulandığımız içindir. Güven eksikliği her organizasyonda, karışıklık yaratır. Paylaşılan bir vizyon varsa, o vizyonu yerine getirmede birlikte çalıştığımız herkese güven duyarız. Böylece, yeni bir fikir ya yeni bir düzen önerildiğinde, sürecin fayda sağlayacağına güven de olur. Bu benim, o değişimin getirebileceği her karmaşayı ya da ortaya çıkabilecek riskleri yönetebilmemi sağlar.

 

Soru: Alışkanlıklarımızı ve davranış kalıplarımızı değiştirmek üzere yaptığımız çalışma, sıkı çalışmayı, irade gücünü ve öz disiplini gerektirir. Bunu nasıl yaparız?

 

Sıkı çalışma, irade gücü, öz disiplin – tüm bu çok sert sözler bana yolculuğun çok zor olacağını hissettirir! Buna farklı bir şekilde bakmak gerek. İç dünyamda, gerçekliğin, güzelliğin ve iyiliğin olduğunu ve istediğim şeyin, sadece bunu açığa çıkarmak olduğunu anladığımda doğal olarak akmasını sağlarım. Zayıflıklarınız ve olumsuzluklarınız ile baş etme yöntemi, olumluluğun sizin doğal haliniz olduğunu anlamaktır. O zaman alışkanlıklarınızı ve davranış kalıplarınızı değiştirmeniz, zor bir iş olmaz, tersine büyük bir sevgi ile ve neşe içinde gerçekleşir.

 

Soru: Tahminleri ve öngörülen eğilimleri dinliyor ve çoğumuz kararlarımızı, bunların temelinde alıyoruz. Bununla birlikte, bu bir kendini gerçekleştiren kehanet değil midir?

 

Olumsuz şeyler duyduğumuzda ve onların bizi etkilemesine izin verdiğimizde, o zaman o olumsuzluk işini yerine getirir ve evet bu bir kendi kehanetini gerçekleştirmedir. Ancak resmedilen olumsuz senaryo ne olursa olsun, daima kendime ‘Şimdi ben ne yapmalıyım?’ diye sormalıyım. Ben gerçekten olumsuzluğun ve karanlığın sonsuza dek sürebileceğine inanmıyorum, tersine karanlıkla kuşatıldığımda bu bana lambayı yakmamı hatırlatıyor. Yapmam gereken işte bu, içsel ışığımı yakmak. Almak istediğim yolu görebilmeliyim ve bunu yaparken, pek çokları için de aydınlık olmalı. Eğer olumlu bir görüş açınız varsa, bu size karanlığın ötesini görebilmeniz için umut, kuvvet ve yapıcı enerji verir. Aslında, başka insanların da ışık yaydığının farkına vardığımda, onların yürüdükleri yolu, yaptıklarını ve onlara kazandırdığı sonuçları da görebilir ve bundan ilham alırım. Bu yüzden, tahminler ve öngörüler ne derse desin, bilirim ki, ben kendi küçük dünyamda bir fark yaratabilirim ama sen ve ben birlikte tüm dünyada bir fark yaratabiliriz.

  

Soru: Gelecekte kesin olarak ne geleceğini asla bilemediğimiz için sırada ne olduğunu nasıl anlarız? Netlik nedir ve alıştırması nasıl, yapılıp geliştirilebilir?

  

Zihnin netliği, hiçbir yerden gelmeyen bir hediye değil, geliştirilebilir bir beceridir. Net bir zihin için, kendinize zaman ayırarak güne başlayın. İçsel iyilik haliniz ile bağlanmak için meditasyon zamanı. Ruhu ve zihni besleyecek bir şeyler okuma zamanı. Güne bu şekilde başlarsam, zihnim netleşir ve gelen fırsatları görebilirim.

Doğrudur, bizler gelecekte ne olacağını bilmeyiz ama netliği geliştirmek, yapabileceğim bir şeydir, böylece bir şeyler gelişmeye başlar, yüzeyin altındakini görebilirim. Eğer zihnim sadece maddi düzeyde çalışıyorsa, o zaman sadece büyük tasarımın bir parçasını görürüm. Tasarımın içsel anlamını göremem.  Sadece yüzeydeki ambalajı görür ve içinde ne olduğunu anlayamam. Meditasyon alıştırması ile zihnimi sakin tutmam, bana anlamı görecek netliği verir ve sadece yüzeyin altındakini değil, sonucunu da görebilirim. Uzak geleceğe, mesafelere bakabilmek ve varacağım hedefi görebilmek böyle mümkün olabilir.

 

 

 

 

e-bülten üyeliği
Ad Soyad
e-posta
e-jett V7: HMenu-1/R